Teknofest İHA Tasarımı: Yapısal Bütünlük Ve Faydalı Yük Optimizasyonu
Teknofest İHA Tasarımı: Yapısal Bütünlük Ve Faydalı Yük Optimizasyonu
Kritik Sınır: 4 Kg Azami Kalkış Ağırlığı Teknofest Sabit Kanatlı İHA yarışması şartnamelerinde belirlenen 4 kg kalkış sınırı, hava aracı tasarımındaki en zorlu kısıtlamalardan biridir. Bu projeyi ele alırken mühendislik felsefem, sadece havada kalabilen standart bir gövde tasarlamak değildi. Asıl hedefim; elektronik ekibinin aviyonik sistemleri, itki ekibinin motor/batarya konfigürasyonları ve operasyonel görev yükü (payload) için maksimum ağırlık marjı yaratacak, en hafif fakat en dirençli iskeleti inşa etmekti.
Tasarım ve Analiz Entegrasyonu Bu zorlu hedef doğrultusunda, geleneksel "çiz ve geç" mantığı yerine Çoklu Disiplinli Tasarım Optimizasyonu yaklaşımını benimsedim. Aerodinamik verimlilik, yapısal bütünlük ve malzeme bilimi arasındaki o hassas dengeyi kurabilmek için; parametrik 3B modellemeleri, ileri düzey Sonlu Elemanlar Analizi (FEA) ve Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği (CFD) süreçleriyle entegre ettim. İHA'nın her bir milimetresini, yalnızca minimum sürükleme (drag) yaratacak şekilde değil, aynı zamanda uçuş sırasındaki rüzgar yüklerinin yaratacağı burulma ve eğilme momentlerine maksimum direnç gösterecek şekilde optimize ettim.
Teoriden Sahaya Çıkan Sonuç Sonuç olarak ortaya çıkan tasarım; Karbon Fiber'in yüksek modüllü rijitliğini, Balsa ağacının işlenebilirliğini ve XPS köpüğün aerodinamik form alma yeteneğini tek bir potada eriten kompozit bir mimaridir. Güvenlik Faktöründen (FOS) ve aerodinamik taşıma kapasitesinden asla taviz vermeden, sistemin yapısal ağırlığını 585 gram gibi inanılmaz bir seviyeye çekerek, faydalı görev yüküne devasa bir esneklik sağlayan tam entegre bir insansız uçuş platformu geliştirdim.
Hava aracının mimarisini kurgularken, geleneksel tek tip malzeme kullanımından kaçınarak "Bölgesel Yük Karakteristiğine Göre Malzeme Ataması" stratejisini uyguladım. Amacım, üzerine binen aerodinamik yüke en yüksek direnci gösteren malzemeyi, en düşük ağırlık maliyetiyle sisteme entegre etmekti:
Yüksek Taşıma Kapasiteli Kanat Tasarımı (Balsa Ağacı): Faydalı yükü (payload) havada tutacak ana unsur olan kanatlarda, 1500 mm açıklığa sahip NACA 4412 asimetrik hava folyosunu (airfoil) tercih ettim. Bu profil, düşük hızlarda bile muazzam bir kaldırma kuvveti (lift) üretir. Kanat iskeletini (sinir ve lonjeron yapısını) oluştururken yüksek mukavemet/ağırlık oranına sahip ve lazer kesim toleransları çok düşük olan Balsa ağacını kullanarak, kanat rijitliğini maksimize ederken iskelet ağırlığını minimize ettim.
Karbon Fiber Omurga ve Aerodinamik XPS Gövde: İHA'nın maruz kalacağı tüm burulma (torsion) ve eğilme (bending) momentlerini sönümlemesi için sistemin belkemiğini Karbon Fiber borulardan (14 mm çap, 1.5 mm et kalınlığı) inşa ettim. Karbon fiberin o sarsılmaz rijitliği, uçuş anındaki esnemeleri milimetre seviyesinde tuttu. Bu rijit iskeletin üzerini ise sürtünmeyi (drag) en aza indirecek aerodinamik forma sahip XPS köpük (450x110x90 mm) ile kapladım. XPS, hem çok hafif bir yalıtım sağladı hem de içerdeki aviyonik sistemler için koruyucu bir kapsül görevi gördü.
Sürüklemeyi Azaltan V-Kuyruk (V-Tail) Konfigürasyonu: Aracın stabilizasyonu için klasik üç yüzeyli kuyruk tasarımları yerine, 120 derece açıya ve 400 mm açıklığa sahip V-Kuyruk mimarisini tercih ettim. Bu stratejik karar, hem fazladan bir kontrol yüzeyini ortadan kaldırarak doğrudan aerodinamik sürüklemeyi (parasitic drag) azalttı hem de kuyruk bölgesindeki ölü ağırlığı atarak aracın Ağırlık Merkezini (CoG) gövdenin tam kalbine çekmemi sağladı.
Ekstrem Faydalı Yük Fraksiyonu (Payload Fraction) Havacılıkta başarılı bir yapısal tasarımın en somut göstergesi, aracın kendi ağırlığı ile taşıyabildiği yük arasındaki orandır. Teknofest şartnamelerinin belirlediği 4 kg Azami Kalkış Ağırlığı (MTOW) kısıtlamasına karşın; uyguladığım agresif ağırlık azaltma stratejileri ve bölgesel kompozit malzeme atamaları sonucunda, İHA'nın tüm yapısal iskelet kütlesini SOLIDWORKS ortamında tam 585.90 gram seviyesine sabitledim.
Bu olağanüstü hafiflik, toplam kalkış ağırlığının sadece ~%15'inin iskelete harcanması anlamına gelmektedir. Geriye kalan devasa kütlesel bütçe; daha yüksek kapasiteli bataryalar, daha güçlü itki (motor) sistemleri ve yarışma kapsamındaki ağır görev yükleri için aviyonik ekibine tamamen serbest bırakılmış, böylece hava aracının operasyonel esnekliği maksimize edilmiştir.
Dinamik Kararlılık ve Ağırlık Merkezi (CoG) Mühendisliği Sistemi bu kadar hafifletirken karşılaşılan en büyük mühendislik zorluğu, hava aracının rüzgar sapmalarına karşı uçuş stabilitesini (statik marjını) koruyabilmektir. Bu sorunu çözmek için aracın Ağırlık Merkezini (Center of Gravity - CoG), kanat taşıma merkezine (Aerodynamic Center) göre milimetrik olarak kalibre ettim.
Özellikle kuyruk konfigürasyonunda hafif Balsa ve V-Kuyruk mimarisi kullanarak arka kısımdaki "ölü moment" yaratan ağırlıkları sıfırladım ve CoG noktasını gövdenin tam kalbine, ana taşıyıcı kolonların üzerine çektim. Bu stratejik yerleşim, sadece aracın havada ok gibi stabil kalmasını sağlamakla kalmadı; aynı zamanda elektronik kartların ve faydalı yükün gövde içine yerleştirilmesi aşamasında tasarım ekibine çok geniş bir yerleşim toleransı sundu.
MÜHENDİSLİK DOĞRULAMASI: İLERİ DÜZEY FEA VE CFD SİMÜLASYONLARI
1500 mm açıklığa sahip kanat profilinde, karbon fiber lonjeronların yüksek burulma direncinden yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre kanat uçlarındaki maksimum yer değiştirme (esneme) sadece 7.9 mm ile sınırlandırılmış; uçuş sırasındaki aeroelastik deformasyonlar engellenerek dinamik stabilite korunmuştur.
Gövde-kanat birleşim noktaları ve kuyruk (V-Tail) taşıyıcı kolonları gibi kritik stres (von Mises) bölgeleri detaylı olarak incelenmiştir. Gerilme yoğunlaşmaları tespit edilerek geometri iyileştirilmiş ve tüm elemanların plastik deformasyon sınırının (akma dayanımı) çok altında, tamamen elastik bölgede çalışması güvence altına alınmıştır.
Aerodinamik yüzeylerin performansını doğrulamak adına kanat profili üzerinde akış simülasyonları (CFD) koşturulmuştur. NACA 4412 profilinin hücum kenarı ve üst yüzeyindeki basınç (pressure) dağılımları haritalandırılmış, hedeflenen kaldırma kuvveti (Lift) kapasitesinin ve taşıma/sürükleme (L/D) oranının nominal seyir hızlarında elde edildiği doğrulanmıştır.
Maksimum aerodinamik yükleme senaryoları altında koşturulan statik analizlerde, sistemin minimum Güvenlik Faktörü (Factor of Safety - FOS) 2.33 olarak doğrulanmıştır. Sadece 585 gramlık bir ana iskeletin, uçuş sınır koşullarında kendi ağırlığının katlarca fazlasına emniyetle dayanabildiği matematiksel olarak kanıtlanmıştır.