Mühendislik benim için ekranda şık duran render'lar almak değil, fizik kurallarıyla yüzleşip galip gelmektir. Bir projenin kağıt üzerindeki o risksiz ve pürüzsüz halinden çok, sahaya çıktığındaki o ilk hatasız çalışma anı benim için önemlidir. Havacılık ve savunma sanayisinde "belki çalışır" veya "yaklaşık tolerans" gibi kavramlara yer yoktur. Bu yüzden geliştirdiğim her insansız hava aracı gövdesini ve karmaşık mekanizmayı uçtan uca, tavizsiz bir AR-GE disipliniyle ele alıyorum.
Süreç, ileri düzey CAD ortamında sadece bir geometri çizmekle başlamaz; değişen şatlardaki iterasyonlara anında tepki verebilen, sağlam bir parametrik matematik modeli inşa etmekle başlar. Tasarladığım sistemi üretmeden önce dijital bir süreçten geçiririm. FEA (Sonlu Elemanlar Analizi) koşturarak kritik aerodinamik basınçları, dinamik yükleri ve yorulma sınırlarını simüle eder; güvenlik faktörünü (FOS) en zorlu senaryolarda doğrularım. O parça daha tezgaha girmeden, nerede kırılacağını dijital ortamda bulur ve o zayıf noktayı yok ederim.
İşin zirve noktası ise teoriyi gerçekliğe dökmektir. Ekrandaki o kusursuz, milyonlarca simülasyon datasından süzülerek onaylanmış verileri alır; üretim standartlarına uygun, yüksek toleranslı ve sahada göreve hazır fiziksel prototiplere dönüştürürüm. Benim imzamı taşıyan bir sistem atölyeden çıktığında o sadece bir tasarım değildir; aerodinamiği çözülmüş, yapısal sınırları kanıtlanmış ve göreve hazır, somut bir mühendislik çözümüdür.
PROJELERİM
Teknofest standartlarına uygun İHA gövde mimarisinin sıfırdan modellenmesi. Hava aracının yapısal dayanımını artırmak amacıyla uygulanan Sonlu Elemanlar Analizi (FEA) süreçleri ve kavramsal tasarımların simülasyon ortamında uçuşa hazır hale getirilmesi.
Geleneksel havacılık kurallarının kinematik ortamda test edilmesi. Çalışma kapsamında piston ve biyel ataletleri hesaplanmış; asimetrik (tek sayılı) ateşleme geometrisinin, çift sayılı sistemlerin yarattığı şiddetli sarsıntı ve parazit yükleri (mass unbalance) nasıl kusursuzca sönümlediği dinamik kuvvet analizleriyle ortaya konmuştur.
Hareketin, şokun ve titreşimin yönetimi. Sönümleme dinamiği üzerine hazırlanan bu araştırma; otomotivden havacılık endüstrisine uzanan geniş bir yelpazede, pasif mekanik sistemlerden modern akıllı donanımlara geçiş sürecini ve uç nokta şok emici teknolojilerin endüstriyel prensiplerini ortaya koymaktadır.
Montajlı bir mil-flanş sisteminin tasarımından dijital ortamda test edilmesine kadar geçen mühendislik süreci. Çalışma kapsamında, tork altındaki güç aktarım dinamikleri gerçekçi sınır şartları ve sürtünme temas setleri kullanılarak Sonlu Elemanlar Analizi (FEA) ile incelenmiştir.